This page contains a Flash digital edition of a book.
birlikte dağılan küller gibi anlamsız bir yokoluş. İkinci Dünya Savaş’ından sonra eski gücünü yitiren İngiltere’nin trajedisi hem gri göklerden hem de Gary Oldman’ın incelikle canlandırdığı Smiley’nin yüzünden okunuyor.


Y


etmişleri hatırladığımızda aklımıza gelen


o mat, pastel tonlarla sarılı her taraf. Öyle ki, yetmişler bir zaman dilimi olmaktan çıkıp, hayallerin bittiği, elle tutulamayan bir durum gibi sunuluyor. Öyle ki, Londra, Budapeşte ve İstanbul’un arasında neredeyse hiç fark yok.


Yıl 1974 ve MI6’in “Control” lakaplı başkanı (John Hurt), gizli servisin pis işlerini yapan ajanlardan birini (Mark Strong) Batı’ya sığınmaya çalışan Macar bir generalle buluşmaya Budapeşte’ye gönderiyor. Asıl amaç, MI6’teki köstebeğin kim olduğunu bulmak. Operasyon başarısız oluyor. Hem Control hem de sağ kolu Smiley de MI6’ten uzaklaştırılıyor çünkü kimse bir köstebek olduğuna inanmıyor ve gizli servisin başına, Control’le daha önce bir türlü geçinemeyen dört süper casus geliyor. İstihbarattan sorumlu Başbakanlık müsteşarı (Simon McBurney), MI6’te gerçekten bir köstebek olduğuyla ilgili önemli bir bilgi alınca, Smiley’ye konuyu araştırma görevini veriyor. Ve bulmaca da yavaş yavaş çözülmeye başlıyor.


Alfredson’ın yarattığı dünya, David Fincher’ın Zodiac’ında olduğu gibi analog. Telefonlar dinleniyor, analog teyplere kaydedilmeden önce sıra sıra sekreterler duyduklarını not deſt erlerine yazıyorlar. Teleks ve telgrafl a bilgiler dağıtılıyor; evlere giriş ve çıkışlar, eşiklere konulan küçük tahta parçalarıyla kontrol ediliyor.


Yetmişleri hatırladığımızda aklımıza gelen o mat, pastel tonlarla sarılı her taraf. Öyle ki, yetmişler bir zaman dilimi olmaktan çıkıp, hayallerin bittiği, elle tutulamayan bir durum gibi sunuluyor. Öyle ki, Londra, Budapeşte ve İstanbul’un arasında neredeyse hiç fark yok. Hava her zaman bulutlu, her şey sıkıcı, her şey gri (Bu arada inanılmaz gerçekçi bir 70’ler İstanbul’u var fi lmde).


Page 1  |  Page 2  |  Page 3  |  Page 4  |  Page 5  |  Page 6  |  Page 7  |  Page 8  |  Page 9  |  Page 10  |  Page 11  |  Page 12  |  Page 13  |  Page 14  |  Page 15  |  Page 16  |  Page 17  |  Page 18  |  Page 19  |  Page 20  |  Page 21  |  Page 22  |  Page 23  |  Page 24  |  Page 25  |  Page 26  |  Page 27  |  Page 28  |  Page 29  |  Page 30  |  Page 31  |  Page 32  |  Page 33  |  Page 34  |  Page 35  |  Page 36  |  Page 37  |  Page 38  |  Page 39  |  Page 40  |  Page 41  |  Page 42  |  Page 43  |  Page 44  |  Page 45  |  Page 46  |  Page 47  |  Page 48  |  Page 49  |  Page 50  |  Page 51  |  Page 52  |  Page 53  |  Page 54  |  Page 55  |  Page 56  |  Page 57  |  Page 58  |  Page 59  |  Page 60  |  Page 61  |  Page 62  |  Page 63  |  Page 64  |  Page 65  |  Page 66  |  Page 67  |  Page 68  |  Page 69  |  Page 70  |  Page 71  |  Page 72  |  Page 73  |  Page 74  |  Page 75  |  Page 76  |  Page 77  |  Page 78  |  Page 79  |  Page 80  |  Page 81  |  Page 82  |  Page 83  |  Page 84  |  Page 85  |  Page 86  |  Page 87  |  Page 88  |  Page 89  |  Page 90  |  Page 91  |  Page 92  |  Page 93  |  Page 94  |  Page 95  |  Page 96  |  Page 97  |  Page 98  |  Page 99  |  Page 100  |  Page 101  |  Page 102  |  Page 103  |  Page 104  |  Page 105  |  Page 106  |  Page 107  |  Page 108