eri önlemler alındı. Fakat 1962 yılından beri askeri diktatörlük altında ezilen insanların son bir umutla kendilerine doğru koştuğunu gören Tay tarafı “iyi asker” olmak zorunda kaldı.
İngiliz yönetmen John Boorman, Myanmar or- dusunun kendi halkına yönelik saldırısını ve Tayland sınırına dayananların dramını 1995’te Beyond Rangoon adlı fi lmde anlattığında Aung San Suu Kyi de ilk kez beyazperdede canlandırılmış oldu. 13 yaşından itibaren asker kabul eden ordu, afyonla bezeli öyle bir beyin yıkamadan geçmişti ki, hiçbir insani mevhum gözetmeden kıyım yapıyordu. Me- deni dünya o zaman bu konuyla pek ilgilen- miyordu ve Boorman’ın fi lmi sanki bir haber program etkisi yarattı.
Ekonomisi ve sosyal düzeni tamamen çök- mekte olan Myanmar’ın geri dönecek mül- tecilere dokunmaması karara bağlandı ama uygulama çok verimli olmadı. Güneydoğu Asya toplumlarının ortak davranış biçimi olan kanaatkarlık ve gülümseyen yüzler, Myanmar halkları için bir türlü mümkün olamadı.
Tek umut ışığı ülkenin dışa açılması Güney Asya Ülkeleri Ekonomik Topluluğu ASEAN’a üye olmasıydı. Bunun koşullarından biri de demokrasi sorununun çözülmesiydi. ASEAN üyeliği, askeri yönetimin yeni bir anaya- sa ve sivil iktidardan söz eder hale gelmes- ini sağladı. İlk aşama ülkeye giriş çıkışın sınırlı da olsa açılması ve yasak bölgeler uygulamasının kaldırılması oldu. Askeri idarenin sertlikten ödün vermeye bu kadar zor yanaşmasının altında yatan sebep de Altın Üçgen’in dünyanın en büyük uyuşturucu üretim merkezi olmasıydı. Askerler halkın, halk da askerlerin bu işten çıkar sağladığını iddia ediyordu. Önce Tayland, ardından My- anmar ve Laos hükümetleri önce kendi içler- inde afyon üretimi yasağını uygulanır hale getirdiler, ardından sınırlar açıldı. Laos’la
Page 1 |
Page 2 |
Page 3 |
Page 4 |
Page 5 |
Page 6 |
Page 7 |
Page 8 |
Page 9 |
Page 10 |
Page 11 |
Page 12 |
Page 13 |
Page 14 |
Page 15 |
Page 16 |
Page 17 |
Page 18 |
Page 19 |
Page 20 |
Page 21 |
Page 22 |
Page 23 |
Page 24 |
Page 25 |
Page 26 |
Page 27 |
Page 28 |
Page 29 |
Page 30 |
Page 31 |
Page 32 |
Page 33 |
Page 34 |
Page 35 |
Page 36 |
Page 37 |
Page 38 |
Page 39 |
Page 40 |
Page 41 |
Page 42 |
Page 43 |
Page 44 |
Page 45 |
Page 46 |
Page 47 |
Page 48 |
Page 49 |
Page 50 |
Page 51 |
Page 52 |
Page 53 |
Page 54 |
Page 55 |
Page 56 |
Page 57 |
Page 58 |
Page 59 |
Page 60 |
Page 61 |
Page 62 |
Page 63 |
Page 64 |
Page 65 |
Page 66 |
Page 67 |
Page 68 |
Page 69 |
Page 70 |
Page 71 |
Page 72 |
Page 73 |
Page 74 |
Page 75 |
Page 76 |
Page 77 |
Page 78 |
Page 79 |
Page 80 |
Page 81 |
Page 82 |
Page 83 |
Page 84 |
Page 85 |
Page 86 |
Page 87 |
Page 88 |
Page 89 |
Page 90 |
Page 91 |
Page 92 |
Page 93 |
Page 94 |
Page 95 |
Page 96 |
Page 97 |
Page 98 |
Page 99 |
Page 100 |
Page 101 |
Page 102 |
Page 103 |
Page 104 |
Page 105 |
Page 106 |
Page 107 |
Page 108