H
enüz yola çıkmadan Sudan ile
ilgili yaptığımız araştırmalarda ülkenin şeriatla yönetildiği ve paralel haberlerle, pantolon giydiği için sokak ortasında kırbaç cezasına çarptırılan kadın haberleri başta ben, birçoğumuzu tedirgin ediyor.
ya da İsrail’ e vardığınızda hissettikleriniz aslında pek de değişmiyor. Süveyş Kanalı’ndan geçerken Sina Yarımadası tarafında kalan çöl topraklarının içine gizlenmiş “6 gün savaşının” izleri, aslında sadece görünen izleri parçalanmış, ya da yanmış savaş makinelerinin üzerinde ve etrafl arında “dün”gibi duruyor hala. Hala çöl sıcağında kırk küsür derecelerde nöbet tutan askerler varken, bir yanda savaşın değişmez izleriyken, değişen ya da değiştiği düşünülen diğer yüzlerde, çoğunluk kaybedilmiş hayatlar, sakatlanmış bedenler ve unutulmaz acılar, anılar var…
Fotoğrafı büyük görmek için üzerine dokunun
İsrail’ e yaklaşırken telsiz kanallarında başlayan askeri gerginlik, sürekli istenen ve verilen raporlar, havada uçan kuşa, deniz altındaki balıklara bile hakim olma hali, duygusu, aslında mevcut hali ve yeri itibariyle durumlarına haklılık payı verilebilecek etkenler İsrail için. Zira bölgede hiçbir dostlarının olmaması, yıllardır Filistin ile yaşanan sorunlar, diğer bölge ülkeleriyle süren gerginlikler, ha deyince patlayabilecek bir savaşın açık işaretleriyken, o savaşlara hazırlıklı olmak için ise gereken tüm hazırlıkların ve uygulamaların işlevselleşmesini zaruri kılıyor. Biz hemen her gün etrafımızda uçan savaş uçaklarının, savaş gemileriyle etrafımızda başlayıp biten deniz tatbikatlarının, gece vakti bir bölgede havada uçan izli mermilerin ve silah seslerinin arasında bir haſt a kadar demirde bekledikten sonra limana yanaşmamızdan birkaç gün önce, bir sabah oldukça erken saatlerde çok yakınımıza gelmiş bir savaş gemisinin gemimizi çağırmasına uyanıyoruz. Gemide arama yapılacağı bilgisi verildikten sonra yarım saat içinde tüm personeli geminin baş üstüne hazır isteyen askerlerin çağrısına mecburen uyuyoruz. Bir tek kaptanı köprüüstünde istiyorlar ve ben de Ümit’ in yanından ayrılarak tüm personelle birlikte baş üstünde beklemeye başlıyorum. Sabahın erken saatleri olmasına rağmen olabildiğine sıcak olan havada, saatlerce beklemek,
Page 1 |
Page 2 |
Page 3 |
Page 4 |
Page 5 |
Page 6 |
Page 7 |
Page 8 |
Page 9 |
Page 10 |
Page 11 |
Page 12 |
Page 13 |
Page 14 |
Page 15 |
Page 16 |
Page 17 |
Page 18 |
Page 19 |
Page 20 |
Page 21 |
Page 22 |
Page 23 |
Page 24 |
Page 25 |
Page 26 |
Page 27 |
Page 28 |
Page 29 |
Page 30 |
Page 31 |
Page 32 |
Page 33 |
Page 34 |
Page 35 |
Page 36 |
Page 37 |
Page 38 |
Page 39 |
Page 40 |
Page 41 |
Page 42 |
Page 43 |
Page 44 |
Page 45 |
Page 46 |
Page 47 |
Page 48 |
Page 49 |
Page 50 |
Page 51 |
Page 52 |
Page 53 |
Page 54 |
Page 55 |
Page 56 |
Page 57 |
Page 58 |
Page 59 |
Page 60 |
Page 61 |
Page 62 |
Page 63 |
Page 64 |
Page 65 |
Page 66 |
Page 67 |
Page 68 |
Page 69 |
Page 70 |
Page 71 |
Page 72 |
Page 73 |
Page 74 |
Page 75 |
Page 76 |
Page 77 |
Page 78 |
Page 79 |
Page 80 |
Page 81 |
Page 82 |
Page 83 |
Page 84 |
Page 85 |
Page 86 |
Page 87 |
Page 88 |
Page 89 |
Page 90 |
Page 91 |
Page 92 |
Page 93 |
Page 94 |
Page 95 |
Page 96 |
Page 97 |
Page 98 |
Page 99 |
Page 100 |
Page 101 |
Page 102 |
Page 103 |
Page 104 |
Page 105 |
Page 106 |
Page 107 |
Page 108