search.noResults

search.searching

dataCollection.invalidEmail
note.createNoteMessage

search.noResults

search.searching

orderForm.title

orderForm.productCode
orderForm.description
orderForm.quantity
orderForm.itemPrice
orderForm.price
orderForm.totalPrice
orderForm.deliveryDetails.billingAddress
orderForm.deliveryDetails.deliveryAddress
orderForm.noItems
Cansu Özegemen: Nonstop Zula E-Spor Merkezi hakkında konuşmaya başlamadan önce oyundan biraz bahsedelim... Zula’nın hikayesi nasıl başladı?


Genco Alp: Zula’nın hikayesi 2015 yılındaki beta testlerle resmi olarak başladı. 2016-2017 yılları arasında ise tüm versiyonlar oyun severlerle buluştu. Zula doğası gereği E-Spora uygun bir oyun. Bu nedenle geç kalmadan oyunla birlikte E-Spor alanın- daki yatırımlarımızı da hayata geçirdik. 2017 yılında İstanbul ve Anadolu’da internet kafelerde yapılan amatör turnuvalarla, Zula oyuncusu gençleri takım kurma ve rekabete katılma konusunda teşvik etmeye başladık. 2018 yılında ise bu yatırımlarımızın “Zula Süper Lig” ile çok daha profesyonel bir boyuta ulaştı. Bugün geldiğimiz noktada, Zula Süper Lig içerisinde Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş gibi büyük spor kulüplerinin takımlarının da rekabet ettiği, Türkiye’nin iki büyük E-Spor liginden biri.


C.Ö.: Zula sadece Türkiye’de oynanan bir oyun mu?


G.A.: Hayır, aksine global bir marka olma yolunda hızla ilerliyoruz. Zula şu anda 11 ayrı dil seçeneği ile 100’den fazla ülkede oynanıyor. Dünya çapında 22 milyondan fazla kayıtlı oyuncumuz var. Bunun 15 milyonu Türkiye’de. Güney Amerika, Rusya, İran, Avrupa ve yakın zamanda eklenen Uzak Doğu pazarı ile yüzde 100 Türk üretimi bir oyunu tüm dünyaya taşıdık diyebiliriz.


C. Ö.: Türkiye’deki E-Spor potansiyelini nasıl görüyorsunuz? Türkiye sizce geç mi kaldı?


G. A.: Hem oldukça genç ve dinamik bir nüfusa sahip olmamız, hem de sosyal medyayı dünyada en etkin kullanan ülkelerden biri olmamız E-Spor’un kesintisiz büyümesinde başrolü oynuyor. Gün geçtikçe ilerleyen bir hız ile ciddi büyüme bekliyoruz. E-Spor, yayıncıları, turnuvaları ve oyuncuları ile oldukça dinamik ve büyük bir ekosistem.


C. Ö.: Peki bu bahsettiğiniz genç kitlenin nabzını nasıl tutuyorsunuz?


G. A.: Zula’nın arkasında Türkiye’de oyun sektörüne çok uzun yıllar emek vermiş oldukça deneyimli bir ekip var. Dolayısıyla Türkiye’deki oyun severlerin beklentilerine, ihtiyaçlarına çok hakimiz. Bunun yanı sıra Zula’nın lanse edildiği günden bu yana hep oyun severlerle birlikte hareket ettik. Oyunu geliştirirken oyuncularımızın görüşlerini işin içine dahil ettik. Bu bizim için vazgeçilmez bir prensip oldu. Ve belki de Zula’nın bugünlere gelmesinde, bu kadar geniş bir kitle tarafından “lovemark” olarak görülmesindeki en önemli unsurlardan biri oldu. Biz oyuncularımızı sürekli dinleme halindeyiz. Çünkü hitap ettiğimiz kitle çok hızlı değişen bir segmentte yer alıyor. Oyuncula- rın taleplerini dinleyip buna uygun aksiyonları hızlı bir şekilde almak bizim için olmazsa olmaz bir konu.


C. Ö.: Son dönemde bizim de JLL olarak bizzat yönetimi üstlendiğimiz bazı alışveriş merkezlerinin E-Spor arenalara ve turnuvalara ev sahipliği yaptığına şahit oluyoruz. Bu durumu nasıl değer- lendiriyorsunuz?


G. A.: Katlanarak büyüyen E-Spor sektöründe gençlerin ilgisini çekebilmek önemli ancak lojistik de bu sektörün gelişmesi için önemli kilometre taşlarından biri. Oyun merkezlerinin merkezi yerlerde olması bizim için büyük önem arz ediyor. Bunun yanı sıra güvenlik, otopark ve kolay ulaşım gibi unsurlar oldukça yine kritik öneme sahip.


Ocak ayında açılan ve aynı zamanda Türkiye’nin ilk E-Spor Merkezi olan Nonstop Zula E-Spor Merkezi İstiklal Caddesi’nde yer alıyor. İlk E-Spor merkezini açarken şehrin her yanından ulaşım kolaylığını da göz önüne alarak burada yer almayı tercih ettik. Bundan sonraki adımımız İstanbul’un ve Türkiye’nin farklı bölgelerinde veya Türkiye dışında farklı bölgelere Nonstop markası ile yayılmak.


Niye bir Alışveriş Merkezi’ndeyiz sorusunu biraz daha açmak gerekirse, alışveriş merkezleri Türkiye için vazgeçilmez bir buluşma noktası. Ülkemizde yaklaşık 450’ye yakın AVM var. Türk ailesi için AVM çok ciddi bir sosyal olgu. Biz de aslına bakacak olur isek bu olgunun peşinden gittik diyebiliriz.


C. Ö.: Sanal gerçeklik, etkileşim ve dijitalleşme E-Spor’un temelini oluşturan faktörler. Bu sektörün gelecek vizyonunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’de ve Dünya’da E-Spor nereye evrilecek?


G. A.: Dünya’da ve Türkiye’de adeta kar topu etkisiyle büyüyen bir sektörden söz ediyoruz. Türkiye’de şu anda birçok spordan daha fazla izleyicisi var. Dünyada da 5 ila 10 yıl içerisinde en büyük spor olmayı hedefleyen bir olgudan bahsediyoruz. Önümüzdeki dönem olimpiyatlara alınması gündemde. E-Spor prodüksiyonuyla, profesyonel turnuvalarıyla ve içerik üretimi ile kısa sürede hem ülkemizde hem de dünyada aralıksız büyüyecek. Hem oldukça genç ve dinamik bir nüfusa sahip olmamız, hem de sosyal medyayı dünyada en etkin kullanan ülkelerden biri olmamız E-Spor’un kesintisiz büyümesinde başrolü oynuyor. Yayıncıları, turnuvaları ve oyuncuları ile oldukça dinamik ve büyük bir ekosistem.


07


C. Ö.: Sizin Türkiye E-Spor Federasyonu ile ortak yürüttüğünüz, ya da yürütmeyi düşündüğünüz çalışmalar var mı?


G. A.: Bu yılın başında Türkiye E-Spor Federasyonu (TESFED) ile özel bir protokol imzaladık ve Şubat ayı içerisinde “TESFED Zula Türkiye Kupası” adında özel bir turnuva düzenledik. Federasyonla imzaladığımız protokol çerçevesinde Zula Süper Lig’de yer alan oyuncularımızın Türkiye E-Spor Federasyonu’na lisanslama işlemlerini yaptık. Önümüzdeki dönemde federasyonumuzla birlikte benzer ortak projeleri hayata geçireceğiz.


Page 1  |  Page 2  |  Page 3  |  Page 4  |  Page 5  |  Page 6  |  Page 7  |  Page 8  |  Page 9  |  Page 10  |  Page 11  |  Page 12  |  Page 13  |  Page 14