Gerçek zarafet, zorlamayla elde edilecek bir nitelik değil. 40’lı yılların fotoğraflarına
baktığınızda, çok şık ve bakımlı kadınlar görürsünüz. Hayattan alınmış fotoğraflar bile, birer film karesi gibidir. Neden bugünün sosyetesinden bir fotoğrafla yan yana koyduğunuzda derin bir fark görünür?
Gerçek zarafet, zorlamayla elde edilecek bir nitelik değil. 40’lı yılların fotoğraflarına baktığınızda, çok şık ve bakımlı kadınlar görürsünüz. Hayattan alınmış fotoğraflar bile, birer film karesi gibidir. Neden bugünün sosyetesinden bir fotoğrafla yan yana koyduğunuzda derin bir fark görünür? O zamanın güzel kadınlarında olup da, şimdiki kadınlarda bulunmayan “charme” nereden gelir? İki sorunun da yanıtı, modernizme çok sıcak yaklaşmalarına rağmen, eski aile geleneklerini muhafaza etmeleridir. Onların yaşamını çerçeveleyen zarafet; kibarlık, terbiye, kültür, musiki, resim, lisan bilgisi, ölçülü giyinme, moda diye her şeye kapılmama gibi unsurlardan oluşan, ağırbaşlı bir başkaldırıdır. Eskiye sırt dönmek değil, yeniye yüzünü çevirmektir. Geçmişten taşınan birikimi koruyarak zamanı yakalamaktır. Oturmaları kalkmaları, jestleri, konuşmaları, bir saray terbiyesinin süzgecinden, geçmiş gibidir. Aynı anda elegan ve sade olabilmeyi başarmışlardır. Aynı herkesin prensesi, her zaman sadece kendisi olan, kimseyi takip etmeyip hep takip edilen olan Grace Kelly gibi... Onun etkileyiciliği sadece onun adıyla tanımlanabilirdi. Onu tanıyan başka kimse için “zarif” sıfatını kullanamazdı. Şeffaf makyajıyla, yumuşak pastel renklerden oluşan aura’sıyla, sanki gizleyerek kullandığı takılarıyla, zamanın hiç eskitemeyeceği bir görüntü oldu belleklerde. Dior’un “New Look”unu da, antik Valensiya asaletini de, Coco Chanel’in modaya en büyük armağanı “Küçük Siyah Elbise”yi de, o hep kendi olarak taşıdı.
Page 1 |
Page 2 |
Page 3 |
Page 4 |
Page 5 |
Page 6 |
Page 7 |
Page 8 |
Page 9 |
Page 10 |
Page 11 |
Page 12 |
Page 13 |
Page 14 |
Page 15 |
Page 16 |
Page 17 |
Page 18 |
Page 19 |
Page 20 |
Page 21 |
Page 22 |
Page 23 |
Page 24 |
Page 25 |
Page 26 |
Page 27 |
Page 28 |
Page 29 |
Page 30 |
Page 31 |
Page 32 |
Page 33 |
Page 34 |
Page 35 |
Page 36 |
Page 37 |
Page 38 |
Page 39 |
Page 40 |
Page 41 |
Page 42 |
Page 43 |
Page 44 |
Page 45 |
Page 46 |
Page 47 |
Page 48 |
Page 49 |
Page 50 |
Page 51 |
Page 52 |
Page 53 |
Page 54 |
Page 55 |
Page 56 |
Page 57 |
Page 58 |
Page 59 |
Page 60 |
Page 61 |
Page 62 |
Page 63 |
Page 64 |
Page 65 |
Page 66 |
Page 67 |
Page 68 |
Page 69 |
Page 70 |
Page 71 |
Page 72 |
Page 73 |
Page 74 |
Page 75 |
Page 76 |
Page 77 |
Page 78 |
Page 79 |
Page 80 |
Page 81 |
Page 82 |
Page 83 |
Page 84 |
Page 85 |
Page 86 |
Page 87 |
Page 88 |
Page 89 |
Page 90 |
Page 91 |
Page 92 |
Page 93 |
Page 94 |
Page 95 |
Page 96 |
Page 97 |
Page 98 |
Page 99 |
Page 100 |
Page 101 |
Page 102 |
Page 103 |
Page 104 |
Page 105 |
Page 106 |
Page 107 |
Page 108 |
Page 109 |
Page 110 |
Page 111 |
Page 112 |
Page 113 |
Page 114 |
Page 115 |
Page 116 |
Page 117