This page contains a Flash digital edition of a book.
5


kimliğinin sadece mantı, cezaevi ve “denize girme turizm”den oluşmadığını, kentin aynı zamanda fikir üreten, edebiyat ve felsefe geçmişinde derin izler barındıran, bilgelik ve erdemini toprağının altında saklayan eski insanlarının iki dudağının arasında keşfedilmeyi bekleyen yüzlerce hikâyesi olduğunu gösterdi. Denize göğsünden bağlı olan bu kent nefes alıp verirken yamaçlarında yırtıcı kuşların uçtuğu, uçurumlarında nice yaşanmış aşkların, acıların, sevinçlerin izlerini taşıdığını gösterdi bizlere. Tüm Karadeniz’i ilgilendiren arkeolojik değerleriyle yüzünü İstanbul’a dönen ve denizden beslenen kent kültürünün Kral Mithridates’in efsanevi öyküsüyle bambaşka bir gerçekliğe ulaştığını da...


Sadece cezaevi ve denize yıkılmak üzere olan surlarıyla değil, “suyun kenti” olarak da bilinen Sinop’un aynı zamanda zengin bir yaşam kültürü olduğunu da öğrendik. Kentin geçmişinden gelen en önemli değerlerinden biri Sinop’un renkli insanlarının hayatla başa çıkmak için kullandıkları zengin mizah yetenekleridir. Tarzan Kemal, Cik Cik Hasan, Pırpır Turan, Asker Şükrü, Garip Osman, Deli Tevfik ve daha niceleri… Keskin bir zekânın ürünü olan ve Sinop’a has bir yaşam felsefesi yaratan bu insanlar eğer farkındalık düzeyimizi arttırmazsak her gün kaybettiğimiz değerler arasında yerlerini alıyorlar ve alacaklar.


İşte Kent Akademisi bizleri bir araya getiren değerlerin yok olmaması için kentin ekonomik, kültürel ve küresel güçler karşısında savunmasız kalmaması için bizleri buluşturdu. Bizi bir arada tutan


değerlerle, farklılık yaratmamızı sağlayan değerler ortaktır. Bir kentin kendini farklı kılması için çok az şansı olabilir, oysa Sinope denizden aldığını denize veren binlerce yıllık bir aşk öyküsünün kenti. Geleceğe köprü olabilecek bir mirasın üzerinde yaşıyoruz. Zaman zaman bize anlatılmak istenenleri görmemiz gerekiyor artık, ırmak tanrısı Asopos’un kızı Sinope’nin üzerine kurulan termik santrallele tek başına savaşma şansı yok… Tanrıların tanrısı Zeus’un güzeller güzeli Sinope’ye aşık olup dileğini yerine getirmek uğruna Olympos’un tahtından vazgeçerken, bizler bir kez daha düşünmeliyiz… Neyin uğruna vazgeçtik kentimizden, kendimizden…


Page 1  |  Page 2  |  Page 3  |  Page 4  |  Page 5  |  Page 6  |  Page 7  |  Page 8  |  Page 9  |  Page 10  |  Page 11  |  Page 12  |  Page 13  |  Page 14  |  Page 15  |  Page 16  |  Page 17  |  Page 18  |  Page 19  |  Page 20  |  Page 21  |  Page 22  |  Page 23  |  Page 24