This page contains a Flash digital edition of a book.
19


olması ve daha küresel düşünüp daha yerel davranabilmesi bakımından.


? Sinop hakkındaki diğer izlenimleriniz?


JR: Şayet cezaevi herhangi başka bir şeye dönüştürülecekse, hangi amaç güdülürse güdülsün, bence en azından çabanın ve bütçenin bir kısmı, cezaevinin tarihçesinin araştırılmasına tahsis edilmeli,: tarihsel gerçekler, siyasi meseleler, yasal sistemdeki tüm değişiklikler ve orada kimlerin ve neden tutuklu kalmış olduğu hakkında.


? Genelde sanatsal çalışmalarınız hangi konu üzerine?


JR: Genelde çalışmalarımız, katılım ve işbirliği üzerine; bağlamlar, yapılar, durumlar, kentler üzerine çalışıyoruz. Sıklıkla kamusal alanlarda çalışıyoruz ve görmesi çok basit olmayan şeyler veya insanların görmekten kaçındığı şeylere görünürlük kazandırmakla meşgulüz.


Buna bir örnek 2008’deki Sinopale için yaptığımız iş, tersanede gemi inşaatçısı olarak çalışma ve bir gemi inşa etme fikrimiz vardı. Önce eski bir gemi enkazı bulmak istedik. Eski bir tersane olması nedeniyle birçok gemi enkazı bulacağımızı düşündük ancak buraya geldiğimizde hiç bir tane bulamadık. Bunun üzerine kendi gemimizi inşa etmeye karar verdik ve tersanede çalışmaya başladık. Sürekli daha fazla insan geldi ve bizi ilgi göstererek “Burada ne yapıyorsunuz? Bu gemi asla yüzmez. Bunun farkında mısınız?” diye sordu. Biz de, “Evet, biliyoruz, gelin ve bize yardım edin. Biz sadece bir gemi inşa ediyormuş gibi yapmaya, buna bir gemi şekli vermeye çalışıyoruz” dedik. Gittikçe daha fazla kişi yardıma geldi, hatta polisler bile, çünkü bizim yanlış yaptığımızı düşünüyorlardı ve bunu düzeltmeye yardım etmeleri gerektiğine inanıyorlardı. Fikir, yaşamlarının bir tür yansıması olan gündelik rutinlerinden kurtulmalarıydı. Biz oradaydık, aptalca, işlevi olmayan bir iş yapıyorduk. Bu işlevsellik kültürünün ve onların kafasını karıştıran, onları meraklandıran bu sorunların dışına çıkmak istiyorduk. “Neden bu kadar gereksiz bir şeye bu kadar çaba harcayasınız ki?” Bence onlar da kendilerini iyi hissettiler çünkü biz onların genellikle yaptığı şeyi yaptık. Bu onların çabasını onurlandırmanın bir biçimi olmuştu. Çalışmalarımızın devamını www.collabor.at. adresinden izleyebilirsiniz.


? Çalışmalarınızın sosyal çevre üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu düşünüyorsunuz?


JR: Bu, insanların ne derece kolaylıkla katılımını sağlayacağımıza bağlı. Bizim artık katılımcı projeler üzerinde bir hayli tecrübemiz var ve şunu söyleyebiliriz ki, işler her zaman değişiyor. Bir yanda insanların hemen katılımcı olduğu projelerimiz var ve bu çok hoş oluyor, öte yandan karşılık görmekte gerçekten zorlandığımız projeler de oluyor. Örneğin, Avusturya’da sanat mekanı olmayan bir yerde kısa süreliğine farklı bir galeri açmak istedik ve sanatçılar büyük hüsrana uğradı. Bunun üzerine sanat sahnesine ilişkin, sanatçılarla ilgili, kimin nerede olduğunu, neler yaptığını ve oradaki fırsatların neler olduğunu gösteren bir haritalandırma yaptık. Ve sonuçta bu sanatçılar için geçici bir galeri açmanın en iyi fikir olduğuna karar verdik. Onlara bunu duyurduk ve her birini ziyaret ettik, onlara e-postalar yazdık. Ve bunun sonucunda onlar ilgi göstermediler, birilerinin onlar için bir şey yapmak istediğine inanmadıklarını söylediler. Sonuçta biz orada, mekanda tek başımıza 4-5 genç sanatçıyla baş başa kaldık.


Bu deneyimlerden, katılımın aynı zamanda eğitime ve insanların sanata aşinalığına dayandığını biliyorum. Faydasız ve çılgınca olan şeylerin sizin için iyi, eğlenceli olabileceğini kabul etmek belli bir düşünce yapısını gerektiriyor.


? Buradaki bağlama uygun olacağını düşündüğünüz bir deyiş veya nükteniz var mı?


JR&JH: Aptalca ve budalaca bir şey yapmayı denesene. Çok eğlenceli. Bu deneyimlerden, katılımın aynı


zamanda eğitime ve insanların sanata aşinalığına dayandığını biliyorum. Faydasız ve çılgınca olan şeylerin sizin için iyi, eğlenceli olabileceğini kabul etmek belli bir düşünce yapısını gerektiriyor.


? Buradaki bağlama uygun olacağını düşündüğünüz bir deyiş veya nükteniz var mı?


JR&JH: Aptalca ve budalaca bir şey yapmayı denesene. Çok eğlenceli.


Page 1  |  Page 2  |  Page 3  |  Page 4  |  Page 5  |  Page 6  |  Page 7  |  Page 8  |  Page 9  |  Page 10  |  Page 11  |  Page 12  |  Page 13  |  Page 14  |  Page 15  |  Page 16  |  Page 17  |  Page 18  |  Page 19  |  Page 20  |  Page 21  |  Page 22  |  Page 23  |  Page 24