This page contains a Flash digital edition of a book.
14


AMIE DICKIE Röportaj: Ruggero Lala


Ruggero Lala: Projenizin konusu nedir?


Amie Dicke : Projem tam anlamıyla “acil durum battaniye”lerinin kullanımı üzerine. Birisi bir kaza geçirdiğinde, donduğunda veya yandığında ilkyardım amacıyla kullanılan bir malzeme (battaniyenin iki yüzü var, gümüş yüzü sizi soğutuyor, altın yüzü ısıtıyor). Her bir battaniye 2 x 1,60 metre ebadında. Ben devasa bir yüzey elde etmek için hepsini şeffaf bir bantla birbirine iliştiriyorum. Bu devasa battaniyeyle Sinop’ta can çekişen üç eski binayı kaplamaya çalışacağım. Bu binalar kentteki özel mülkiyetler.


Bu benim sembolik bir eylem olarak gördüğüm bir şey, bir teşebbüs, pek de performans veya yerleştirme, ya da bitmiş bir yapıt olarak görmediğim bir şey. Son derece geçici bir şey.


Battaniye çok ince bir katmandan oluşuyor. Buna iki şekilde bakabilirsiniz: tabii mülkiyeti korumanın bir yolu olarak veya çok kötü durumda olan bir mirasın korunması için farkındalığın tetiklenmesi, kışkırtılması olarak. Öte yandan, bu örten, kapayan bir malzeme ve dolayısıyla bir tür sansür hissi uyandırıyor çünkü battaniyenin altında ne olduğunu görmüyorsunuz, her ne kadar benim battaniyem belli durumlarda binayı altın katmanının altında tamamen ortadan kaldıracak kadar büyük olmasa da.


Böyle bir fikir geliştirdim çünkü bana buradan gelen ilk bilgilerde Sinop’un yalıtılmış bir yer/kent gibi düşünüldüğü belirtilmişti. Bu nedenle ben de, hem Flemenkçede, hem de İngilizce’de sıcaklığı muhafaza etmesi bakımından “izolasyon/yalıtım” olarak isimlendirilmiş bu malzemeyi kullanmanın ilginç olacağını düşündüm. Aynı zamanda bugünlerde bunun üzerine çok tartıştık ve koruma/saklama üzerine birlikte düşündük. Bir sonraki aşama hakkında nasıl düşüneceğimizi, uzun vadeli bir yatırım olarak düşündük. Dolayısıyla bir bakıma bu tamamen çoklu katmanlarla ilgili bir şey. ? Sinoplular projenize nasıl katıldı?


A.D. Son günlerde birkaç “asistan”la çalıştım – onları ancak böyle tarif etmeye çalışabilirim, her ne kadar benim için bundan çok daha fazlasını ifade etseler de. Bana son derece yardımcı oldular zira Sinop’ta İngilizce konuşmayan birçok kişiyle etkileşim içinde olmam gerekiyordu, ben de Türkçe konuşamıyorum tabii. Sadece iletişim açısından değil, gerçekten şunu söyleyebilirim ki, onlar olmasa projemi gerçekleştiremezdim. Makas, bant ve aklınıza ne gelirse, herhangi bir şeye ihtiyacım olduğunda beni hemen bir lokantaya veya kafeye ya da dükkana götürdüler.


İçlerinden biri hatta bana buradaki projemi bitirmekte yardım edebilmek için İstanbul’a gidişini erteledi, Yani bu gerçekten harika ve ben de bu yüzden çok mutlu ve müteşekkirim. Gerçekten onunla çalışmaktan zevk alıyorum çünkü akıllı, faal ve çok iyi ve dikkatli bir yardımcı. Benim açımdan bu, birinin projeye ilişkin hevesinin ve inancının bir göstergesi ve her ne kadar zihnini okuyup estetik olarak neler düşündüğünü ve gerçekten neyi beğendiğini tahmin edemesem de onun projeye verdiği bu kadar büyük enerjiden önemli olduğunu düşündüğünü sanıyorum… Aslında bu sadece bir örnek ama bunun gibi daha fazlası var. Dolayısıyla insanların benim projeme vakit ayırmak için gösterdikleri istek beni epey hayrete düşürdü. Elbette projem benim için önemli ve gerekli ama en


SANA NE DİY


TÇILAR OR


Page 1  |  Page 2  |  Page 3  |  Page 4  |  Page 5  |  Page 6  |  Page 7  |  Page 8  |  Page 9  |  Page 10  |  Page 11  |  Page 12  |  Page 13  |  Page 14  |  Page 15  |  Page 16  |  Page 17  |  Page 18  |  Page 19  |  Page 20  |  Page 21  |  Page 22  |  Page 23  |  Page 24