This page contains a Flash digital edition of a book.
sıkmak istemem. Ancak durum şöyle özetlenebilir; Ortada Akman ve Kanal 7 yöneticilerinin Almanya’da toplanan yardım paralarını amacı dışında kullandığı ve 2.5 milyon euronun izinin bulunamaması iddiası var. Zanlılar, mahkemedeki savunmalarında çelişkili ifadeler verdikleri gibi suçsuzluklarını kanıtlamaktan çok tutuklama kararı alınmasın diye kaçmayacaklarına ve delil karartmayacaklarına dair iddialarını dile getirdiler. Ancak kendilerine yönelik operasyonu önceden öğrendikleri için birçok delili ortadan kaldırdığı ileri sürülen sanıkların bu savunmaları hakimi ikna etmeye yetmedi ve mahkeme zanlıları serbest bırakmadı.


Doğruyu söylemek gerekirse Ankara’da da soruşturmanın içeriği kadar zamanlaması da konuşuluyor. Siyaset dünyasında iki görüş hakim. “İslami kesimin” önemli bölümü Akman ve Kanal 7 yöneticilerinin “Türkiye’de her alanda yürütülen beyaz eller hareketi” çerçevesinde tutuklandığına inanıyor. Muhalefetin bir bölümü ise hükümetin Ergenekon, Balyoz ve Şike soruşturmalarındaki haksızlıklara yönelik eleştirilere yanıt verirken ‘bakın Deniz Feneri soruşturması da sürüyor’ demek ve muhalefete kurban vermek için düğmeye bastığını savunuyor. Bu görüşü savunanların ortak tepkisi ise


‘inşallah göstermelik değildir’ oluyor. Daha sağduyulu bir kesim ise, hukuki durumu ve basına sızan delilleri hesaba katarak Akman ve diğer zanlıların artık ‘mızrak çuvala sığmadığı için’ tutuklandığını, cezaevi demirlerinden


kaçamadığını savunuyor. Hükümete yakın gazetelerden bir kısmı çekingen de olsa operasyona destek verirken, Yeni Şafak gibi gazeteler operasyona karşı açık tavır alıyor. Peki Hükümet operasyona nasıl bakıyor? Başbakan Tayyip Erdoğan tutuklama kararıyla ilgili sorulara “Şu anda iddianame hakkında hiçbir bilgim yok. Bilgim olmayınca bir şey söylemem uygun olmaz” yanıtını vererek ihtiyatlı bir tavır sergiledi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise Almanya’da Deniz Feneri e.V yöneticilerinin yaptığını ‘pislik’ olarak gördüğünü saklamıyor ve Akman’a sahip çıkmayacağını açık açık söylüyor. Ortalık sakinleşince, ilk itirazlar ile Akman ve diğer zanlıların ‘tutuksuz yargılanmak üzere’ serbest bırakılması gündeme gelebilir. Ancak tıpkı tutuklanan muvazzaf generallerin terfi ve atama şansını kaybetmesi gibi bir süre önce Başkanlığı eliyle teslim eden Akman da RTÜK’teki üyeliğini bırakmak zorunda kaldı. CHP, MHP ve BDP’li milletvekilleri, binlerce insanın oyuyla seçildikleri halde ‘kaçabilirler’ gerekçesiyle tutuklu kalmaya devam ederken, Deniz Feneri sanıklarının onca aleyhte delile rağmen ilk itirazda serbest kalması çok tartışılacak ve


‘göstermelikti’ diyenlerin sesi daha gür çıkacak.


Page 1  |  Page 2  |  Page 3  |  Page 4  |  Page 5  |  Page 6  |  Page 7  |  Page 8  |  Page 9  |  Page 10  |  Page 11  |  Page 12  |  Page 13  |  Page 14  |  Page 15  |  Page 16  |  Page 17  |  Page 18  |  Page 19  |  Page 20  |  Page 21  |  Page 22  |  Page 23  |  Page 24  |  Page 25  |  Page 26  |  Page 27  |  Page 28  |  Page 29  |  Page 30  |  Page 31  |  Page 32  |  Page 33  |  Page 34  |  Page 35  |  Page 36  |  Page 37  |  Page 38  |  Page 39  |  Page 40  |  Page 41  |  Page 42  |  Page 43  |  Page 44  |  Page 45  |  Page 46  |  Page 47  |  Page 48  |  Page 49  |  Page 50  |  Page 51  |  Page 52  |  Page 53  |  Page 54  |  Page 55  |  Page 56  |  Page 57  |  Page 58  |  Page 59  |  Page 60  |  Page 61  |  Page 62  |  Page 63  |  Page 64  |  Page 65  |  Page 66  |  Page 67  |  Page 68  |  Page 69  |  Page 70  |  Page 71  |  Page 72  |  Page 73  |  Page 74  |  Page 75  |  Page 76  |  Page 77  |  Page 78  |  Page 79  |  Page 80  |  Page 81  |  Page 82  |  Page 83  |  Page 84  |  Page 85  |  Page 86  |  Page 87  |  Page 88  |  Page 89  |  Page 90  |  Page 91  |  Page 92  |  Page 93  |  Page 94