This page contains a Flash digital edition of a book.
Böyle bir malzemeyi değerlendirmemek varoluşsal dinamiğimize aykırı. Üstelik eğer Edirne Belediyesi ve festival komitesi (Festival komitesi, diye bir şey vardır herhalde) gerçekten akıllı olsalar bu olayı hemen dünya gay turizmine açarlar. Ve para basmaya başlarlar.


Onlar bunu yapmadıkça zaten eşcinseller bireysel olarak bu etkinliği takip ediyorlar. Parayı yakında başka tur şirketleri yemeye başlayacak benden söylemesi. Bakınız mesela Pazar günü pek çok gay sabah 06.00 civarı İstanbul’dan arabalara doluşup Edirne yollarına


düştü. Önce erken köy kahvaltısı. Sonra festival alanına varış. Bütçeye göre 60 ya da 90 TL giriş ödeme (Bu kısmı biraz pahalı. Lüks bir zevk nesnesi olma yolunda da ilerliyor pehlivanlarımız)ve tüm gün homo erotizmin tadını çıkarma, akşam saatlerine Edirne’de ciğer yiyip geri dönme. Küçük, sıkıştırılmış ve samimi bir tur. Bunu belediye destekli bir etkinliğe çevirmenin ne zararı var ki?


Şampanyalı, gölgede oturmalı, güreş alanını iyi bir açıdan gören, organizasyon bitiminde güreşçilerle fotoğraf çekimi ekstralı bir tura kimsenin hayır diyeceğini sanmıyorum. Konaklamalı paketlerle bu turun fiyatı arttıkça artabilir. Üstelik Edirne az önce haritadan baktığım kadarıyla İstanbul’a çok yakın bir konumda. Ulaşımı kolay, gitmesi kolay, gelmesi kolay. Ama Edirne işte. Ne kadar yakınımızda olursa olsun Edirne.


Bu güreş turları vasıtasıyla şehirleri de kalkınmış olur. Yoksa Allah aşkına kim neden kalkıp Edirne’ye gitsin durduk yere. Tamam, eminim şehirleri Anadolu’muzun diğer her yeri gibi çok güzeldir. Her köşesinden ayrı bir tarih bir coğrafya fışkırıyordur ama o kadardır.


Neden erkeklerini de bir turizm geliri olarak açmasınlar? Böyle bir spor dalları var ellerinde 650 yıllık bu neden bir turizm branşı olarak para bastırmasın onlara. Bu yağlı güreş İspanyolların elinde olsaydı şu anda tüm dünyadaki gay’ler oraya akıyorlardı gerçekten. Manasız boğayla koşma yarışını ve domateste yuvarlanma festivalini düşünün. Onların yanında Kırkpınar, Şükran Günü kıvamında kalıyor.


Ve artık lütfen Kırkpınarı’ı gaylerle özdeşleştirmekten de çekinmesinler lütfen. Kırkpınar’ın resmi sayfasını geziyorum (Sadece bilgi amaçlı, yoksa fotoğraf larla özel


Page 1  |  Page 2  |  Page 3  |  Page 4  |  Page 5  |  Page 6  |  Page 7  |  Page 8  |  Page 9  |  Page 10  |  Page 11  |  Page 12  |  Page 13  |  Page 14  |  Page 15  |  Page 16  |  Page 17  |  Page 18  |  Page 19  |  Page 20  |  Page 21  |  Page 22  |  Page 23  |  Page 24  |  Page 25  |  Page 26  |  Page 27  |  Page 28  |  Page 29  |  Page 30  |  Page 31  |  Page 32  |  Page 33  |  Page 34  |  Page 35  |  Page 36  |  Page 37  |  Page 38  |  Page 39  |  Page 40  |  Page 41  |  Page 42  |  Page 43  |  Page 44  |  Page 45  |  Page 46  |  Page 47  |  Page 48  |  Page 49  |  Page 50  |  Page 51  |  Page 52  |  Page 53  |  Page 54  |  Page 55  |  Page 56  |  Page 57  |  Page 58  |  Page 59  |  Page 60  |  Page 61  |  Page 62  |  Page 63  |  Page 64  |  Page 65  |  Page 66  |  Page 67  |  Page 68  |  Page 69  |  Page 70  |  Page 71  |  Page 72  |  Page 73  |  Page 74  |  Page 75  |  Page 76  |  Page 77  |  Page 78  |  Page 79  |  Page 80  |  Page 81  |  Page 82  |  Page 83  |  Page 84  |  Page 85  |  Page 86  |  Page 87  |  Page 88  |  Page 89  |  Page 90  |  Page 91  |  Page 92  |  Page 93  |  Page 94