“KaDın erKeK fırSat eşİtlİğİ KomİSyonu” KurulDu
“Kadın Erkek Eşitliği Komisyonu” kurulması, Türkiye kadın hareketinin neredeyse on
yıldan beri üzerinde çalıştığı, dile getirdiği bir talepti. Uzunca bir zamanın ve yoğun
çabaların sonunda, konu bir kez daha Meclis gündemine geldi ve kadın milletvekillerinin
çoğunluğunun etkin desteği ve tüm partilerin ittifakıyla “Kadın Erkek Eşitliği Komisyonu”
kurulmasına ilişkin yasa teklifi 29 Ocak 2009’da Anayasa Komisyonunda kabul edildi.
Ancak 10 Şubat’ta yapılan Meclis görüşmelerinde AK Parti’li birkaç milletvekilinin
verdiği önergeyle komisyonun adı “Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu” olarak
değiştirildi. Kadın örgütleri, komisyonun isminin değiştirilmesinin gerçek eşitlik
yolunda geri atılan bir adım olacağı ve komisyonun amaç ve işlevlerini daraltacağı
gerekçesiyle itiraz ettiler. “Fırsat değil, gerçek eşitlik talep ettiklerini” her fırsatta dile
getiren kadınlar, isim değişikliğine yönelik eleştirilerinde şu noktanın altını çizdiler:
“Fırsat eşitliği; kadın erkek arasında var olan mevcut eşitsizlikleri gidermeyi değil,
sadece taraflara ‘eşit muamele’ edilmesini öngören bir politikadır, mevcut eşitsizliği
korur”. Tüm bu itirazlara rağmen, 25 Şubat 2009’da toplanan Meclis Genel Kurulunda,
Komisyonun adı “Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu” olarak oy çokluğuyla kabul
51
edildi ve 24 Mart 2009’da Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Avrupa Kadın Lobisi Yönetim Kurulu üyesi Dr. Selma Acuner, çıkarılan yasanın
GÜNDEM
hedefleri açısından uygunluğunu ve kurulacak Komisyon’un önceliklerinin neler olması
gerektiğini İnsan Hakları İçin Diyalog’a değerlendirdi: “Türkiye’de kadınların sorunları
çok çeşitli ve bu sorunlarla mücadele, tek bir kurumla olmaz. Ancak çeşitli aktörlerle
halledilebilir.” Komisyon’un devlet katında kurumsallaşmanın önemli bir ayağı olduğu
görüşünde olan Acuner, çıkarılan yasanın içeriğinde bazı maddelerin yer alıyor olmasını
ayrıca önemsiyor. Yasalarla günlük yaşam arasında boşluk olmaması gerektiğini belirten
Acuner, “Kanun teklifleri ve tasarılarının Komisyon’ca gözden geçirilecek olması
önemli. Aile, devlet, piyasa konularında atılacak adımlar kadın odaklı bakış açısıyla
gözden geçirilmeli. Komisyon bu açıdan ümit veriyor” diyor. Acuner’e göre yasadaki
bir diğer önemli madde de, Komisyon’a yaptığı çalışmaları kamuoyu ile paylaşma
yükümlülüğü getirmesi. Bu bağlamda Acuner, “Bu sayede yıllardır eksikliği her fırsatta
dile getirilen izleme sistemi Komisyon’la kuruluyor. Bu komisyonun çalışmalarını takip
etmek açısından büyük kolaylık olacak” diyor. Kurulacak komisyonla, kadınların maruz
kaldıkları hak ihlallerine ilişkin doğrudan başvuru yapabilecekleri bir kurum oluştuğunu
da ifade eden Acuner, yasanın Komisyon’a başvurulara 3 ay içerisinde yanıt vermek
zorunluluğu getirdiğini hatırlatıyor ve yanıt vermezse bunu kamuoyuna anlatmak
zorunda olduğuna dikkat çekiyor.
“Komisyon Kadın STK’larıyla Birlikte Çalışmalı”
Komisyon’un uygulamada nasıl çalışacağının belirleyici olacağına dikkat çeken Acuner,
Page 1 |
Page 2 |
Page 3 |
Page 4 |
Page 5 |
Page 6 |
Page 7 |
Page 8 |
Page 9 |
Page 10 |
Page 11 |
Page 12 |
Page 13 |
Page 14 |
Page 15 |
Page 16 |
Page 17 |
Page 18 |
Page 19 |
Page 20 |
Page 21 |
Page 22 |
Page 23 |
Page 24 |
Page 25 |
Page 26 |
Page 27 |
Page 28 |
Page 29 |
Page 30 |
Page 31 |
Page 32 |
Page 33 |
Page 34 |
Page 35 |
Page 36 |
Page 37 |
Page 38 |
Page 39 |
Page 40 |
Page 41 |
Page 42 |
Page 43 |
Page 44 |
Page 45 |
Page 46 |
Page 47 |
Page 48 |
Page 49 |
Page 50 |
Page 51 |
Page 52 |
Page 53 |
Page 54 |
Page 55 |
Page 56 |
Page 57 |
Page 58 |
Page 59 |
Page 60 |
Page 61 |
Page 62 |
Page 63 |
Page 64 |
Page 65 |
Page 66 |
Page 67 |
Page 68 |
Page 69 |
Page 70 |
Page 71 |
Page 72 |
Page 73 |
Page 74 |
Page 75 |
Page 76 |
Page 77 |
Page 78 |
Page 79 |
Page 80 |
Page 81 |
Page 82 |
Page 83 |
Page 84 |
Page 85 |
Page 86 |
Page 87 |
Page 88 |
Page 89 |
Page 90 |
Page 91 |
Page 92 |
Page 93 |
Page 94 |
Page 95 |
Page 96 |
Page 97 |
Page 98 |
Page 99 |
Page 100 |
Page 101 |
Page 102 |
Page 103 |
Page 104 |
Page 105 |
Page 106 |
Page 107 |
Page 108 |
Page 109 |
Page 110 |
Page 111 |
Page 112 |
Page 113 |
Page 114 |
Page 115 |
Page 116 |
Page 117 |
Page 118 |
Page 119 |
Page 120 |
Page 121 |
Page 122 |
Page 123 |
Page 124 |
Page 125 |
Page 126 |
Page 127 |
Page 128 |
Page 129 |
Page 130 |
Page 131 |
Page 132 |
Page 133 |
Page 134 |
Page 135 |
Page 136 |
Page 137 |
Page 138 |
Page 139 |
Page 140 |
Page 141 |
Page 142 |
Page 143 |
Page 144 |
Page 145 |
Page 146 |
Page 147 |
Page 148 |
Page 149 |
Page 150 |
Page 151 |
Page 152 |
Page 153 |
Page 154 |
Page 155 |
Page 156 |
Page 157 |
Page 158 |
Page 159 |
Page 160 |
Page 161 |
Page 162 |
Page 163 |
Page 164