diyaIog
MAYIS-HAZİRAN 2009
2000 ya da Ağustos 2000 tarihinde İnsan Hakları Derneği’ne ve bazı sivil toplum
örgütlerine Sincan Cezaevi’ni gezme olanağı tanıdı. Biz de hemen aynı gün görüşlerimizi
açıkladık ve ayrıca yazılı rapor haline getirdik. İnsan hakları standartları açısından
uygun bulmadığımızı ifade ettik. Bu bizim bilgilenmemiz açısından olumluydu. Bunun
üzerinden on yıl geçti; bir daha hiçbir F tipi cezaevinde inceleme yapma olanağına sahip
olamadık. Oysa fiziksel koşulların yanı sıra oradaki muamelelerdir asıl önemli olan.
2000 yılında yapılan demokratik bir tutumsa, bunun devamının gelmesi gerekiyordu.
Ne yazık ki gelmedi. İkinci örnek ise, ulusal programla ilgili. Hükümet, Avrupa Birliği
katılım müzakereleri için Ağustos sonu Eylül başında ulusal program taslağını sivil
toplum örgütlerine gönderdi ve “15 Eylül’e kadar görüşlerinizi bildirin” dedi. Şimdi bu
da anlaşılır bir şey değil. Bu diyalog değil, bu “Merhaba” demek ve geçmektir. Hâlbuki
bu konuda Avrupa Birliğinin geliştirdiği standartlar var. Yeteri kadar zamanın verilmesi
gerekir. Yeterince inceleme olanağı tanımadan “Gönderdik mi?” “Evet gönderdik” oldu.
Aynı şekilde, benzer bir durum, Adalet Bakanlığı Yargı Reformu Stratejisi konusunda da
ortaya çıktı. Bakanlık, taslağı internet sitesine koydu, on civarında üniversite, Yargıtay
ve Danıştay görüş bildirdi. Ama Yargıtay’ın eleştirisi şu oldu: “Taslak hazırlanmadan
önce bizim görüşümüz alınmalıydı”. İdare bir taslağı hazırlıyor ve diyor ki “Bununla
38
ilgili olarak görüş bildirin”. Ulusal programda olduğu gibi yeterince zaman da vermiyor.
Hazırlık için ve katılım için uygun zaman ve ortamların yaratılması gerek.
Yılmaz Ensaroğlu: Bildiğiniz üzere, Meclis’te sivil toplumun yasama
SÖYLEŞİ
faaliyetlerini izlemesi, yasama süreçlerine katılımı konusunda da yeni
düzenlemeler getiren bir İçtüzük değişikliği var. Biraz da bunun üzerinde duralım
mı? Sizler bu gelişmeye nasıl bakıyorsunuz?
Zafer Üskül: Sivil toplum kuruluşları İçtüzük değişiklik önergesini hemen
incelemeli ve görüşlerini iletmeli. Zaten bu konuda hemen harekete geçilmiyor.
Biliyorsunuz, internet sitesine konuldu taslak ve görüşler alınıyor, bekleniyor. Bir
taslak ortaya konmadan mı görüşler istenmeli yoksa taslak hazırlandıktan sonra mı? Bu
tartışılabilir ama bizim bazı konularda çok fazla zamanımız da yok. Eğer hiçbir taslak
olmadan görüş istemeye kalkıp onun üzerinden taslak oluşturmaya kalkarsanız ve onu
tekrar tartışmaya açarsanız, harcanması gereken süreyle, bir taslak üzerinden hareket
ederek sonuca varmaya çalışmak için gereken süre arasında çok fark var. Açıkçası,
ben bir taslak üzerinden tartışmayı sürdürmenin çok da fazla sakıncalı olduğunu
düşünmüyorum. Öbür türlü, her kafadan bir ses çıkıyor ve birbirleriyle bağlantısını
kurmak çok kolay olmayabiliyor. Oysa bir taslak varsa, onun üzerinde çalışmak her
zaman daha kolay.
Levent Korkut: Taslak iyi olur tabii. Ama taslak hazırlanmadan önce bir
genel yoklama yapılmasında da fayda var. Böylece, oluşturulacak taslakta bazı hatalar,
bazı yanlış anlaşılmalar önlenebilir ve bu diyalogu teşvik eder. Zaman yokluğu, bazı
meseleler açısından doğru olabilir. Ama mesela biz Ulusal İnsan Hakları Kurumu’nu
2004’ten beri Türkiye’de tartışıyoruz. Bunun ürettiği bazı şeyler var. Bunlar
Page 1 |
Page 2 |
Page 3 |
Page 4 |
Page 5 |
Page 6 |
Page 7 |
Page 8 |
Page 9 |
Page 10 |
Page 11 |
Page 12 |
Page 13 |
Page 14 |
Page 15 |
Page 16 |
Page 17 |
Page 18 |
Page 19 |
Page 20 |
Page 21 |
Page 22 |
Page 23 |
Page 24 |
Page 25 |
Page 26 |
Page 27 |
Page 28 |
Page 29 |
Page 30 |
Page 31 |
Page 32 |
Page 33 |
Page 34 |
Page 35 |
Page 36 |
Page 37 |
Page 38 |
Page 39 |
Page 40 |
Page 41 |
Page 42 |
Page 43 |
Page 44 |
Page 45 |
Page 46 |
Page 47 |
Page 48 |
Page 49 |
Page 50 |
Page 51 |
Page 52 |
Page 53 |
Page 54 |
Page 55 |
Page 56 |
Page 57 |
Page 58 |
Page 59 |
Page 60 |
Page 61 |
Page 62 |
Page 63 |
Page 64 |
Page 65 |
Page 66 |
Page 67 |
Page 68 |
Page 69 |
Page 70 |
Page 71 |
Page 72 |
Page 73 |
Page 74 |
Page 75 |
Page 76 |
Page 77 |
Page 78 |
Page 79 |
Page 80 |
Page 81 |
Page 82 |
Page 83 |
Page 84 |
Page 85 |
Page 86 |
Page 87 |
Page 88 |
Page 89 |
Page 90 |
Page 91 |
Page 92 |
Page 93 |
Page 94 |
Page 95 |
Page 96 |
Page 97 |
Page 98 |
Page 99 |
Page 100 |
Page 101 |
Page 102 |
Page 103 |
Page 104 |
Page 105 |
Page 106 |
Page 107 |
Page 108 |
Page 109 |
Page 110 |
Page 111 |
Page 112 |
Page 113 |
Page 114 |
Page 115 |
Page 116 |
Page 117 |
Page 118 |
Page 119 |
Page 120 |
Page 121 |
Page 122 |
Page 123 |
Page 124 |
Page 125 |
Page 126 |
Page 127 |
Page 128 |
Page 129 |
Page 130 |
Page 131 |
Page 132 |
Page 133 |
Page 134 |
Page 135 |
Page 136 |
Page 137 |
Page 138 |
Page 139 |
Page 140 |
Page 141 |
Page 142 |
Page 143 |
Page 144 |
Page 145 |
Page 146 |
Page 147 |
Page 148 |
Page 149 |
Page 150 |
Page 151 |
Page 152 |
Page 153 |
Page 154 |
Page 155 |
Page 156 |
Page 157 |
Page 158 |
Page 159 |
Page 160 |
Page 161 |
Page 162 |
Page 163 |
Page 164