This page contains a Flash digital edition of a book.
özgürlüğümüz şu anda güvence altına alınmış durumda. Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesi’nin ilgili hükmü, AİHM kararları ışığında okunarak Türkiye’de uygulanmak
zorunda. Anayasa’nın 90. maddesi bunu öngörüyor. Uygulanmıyorsa bunu uygulamayan
kim? Yargıçlar mı, savcılar mı? Sorunumuz orada. Bir türlü zihniyet değişmiyor.
Tamam, iç hukuk hükümleri, bunlara, AİHS’e uyumlu hale getirilsin. Bu doğrudur. Tabiî
ki AİHS’ne aykırı hükümler varsa bunların ayıklanması gerekiyor. Bu çok doğru… Ama
diyelim ki ayıklanmıyor. Yargıç ne yapacak? Doğrudan AİHM kararının ışığı altında,
AİHS hükümlerini uygulamak zorunda. Bu Anayasa gereği böyle ama uygulanmıyor.
Hüsnü Öndül: Bu ciddi bir problem. Stajyer avukatlara verilen staj eğitimi
kapsamında AİHM ve AİHS’ne dair bir program da var. Avukatlardan bazıları, bu
program çerçevesinde benim anlattığım konuları, hukuk fakültelerinde aldıkları
derslerden ötürü bildiklerini belirttiler. Bunu Ankara Barosu için söylüyorum.
Bunun gibi yargıçların ve savcıların eğitimine de özel bir önem verilmesi gerekiyor.
Yani AİHM’ni artık bir dış olgu, bir yabancı kurum olarak görmemesi lazım Türkiye
yargısının. Anayasa’nın 90. maddesi buna dikkat çekiyor ve emrediyor.
Zafer Üskül: Elbette emrediyor. Yüksek mahkemelerin yargıçlarına “Eğitime
girin” deseniz kıyamet kopuyor. Aslında bilmiyor da değiller. Belki binlerce defa yazıldı,
TV’lerde söylendi. Artık bunu duymayan yargıç kalmamıştır diye düşünüyorum.
37
Hüsnü Öndül: Tabii bilgiyle kültür meselesini ayırmak lazım…
Zafer Üskül: Bizim ülkemizde bir yargıç kültürü sorunumuz var. Bunun
SÖYLEŞİ
gelişmesi gerekiyor. Bu konuda ne kadar oldu bilmiyorum ama yargıç ve savcıların
önemli bir bölümü eğitimden geçirildi. Farklar da var, bakıyorsunuz çok güzel
kararlar veriliyor, AİHM’e gönderme yapan kararlar da çıkıyor. Ama zaman zaman
yargıçlarımızın kendi siyasal düşüncelerinden bağımsız karar veremediklerini de
görüyoruz. Bunu yasa hükümleriyle, Anayasa hükümleriyle ortadan kaldıramazsınız.
Bu kültürle ilgili bir şey...
Levent Korkut: Burada da yine diyalogun önemi var bence. Eğer sivil
toplum kendi içinde, kamu idaresiyle ve üniversiteyle iyi bir diyalog içinde olursa,
bu diyalogun ürettiği bilgi ister istemez yargıçlara, savcılara da gidecektir. Diyalog
ne kadar gelişirse, oradan çıkan bilgi de, oradan çıkan sonuçlar da, toplumun her
kesimini etkileyecektir. Bunların arasında yargıçlar ve savcılar da var. Yani bir açıdan
da toplum yüksek sesle bazı şeyleri ifade edemediği için yargıçlar o kadar geniş
bir hareket alanı içinde yer alabiliyor. Toplumda belli bilgiler temellendirilebilirse,
biz “İnsanlara hiçbir temelde ayrımcılık yapılmamalıdır” diyebilirsek ve bu konuda
toplumda bilgi üretilirse, yargıçlar da bunun dışında kalamazlar. Diyalogun burada
toplum kurgularını değiştirmesi açısından özel bir önemi var. Bizim gibi toplumlarda
en büyük tehlike değişimin durması. Toplumsal değişim kurumları değiştirecektir.
Kurumlar donarsa o zaman tehlike başlıyor demektir.
Hüsnü Öndül: Diyalog ve katılımcılık açısından iki örnek üzerinde durmak
istiyorum: F tipi cezaevleri açılmadan önce Adalet Bakanı Hikmet Sami Bey, Temmuz
Page 1  |  Page 2  |  Page 3  |  Page 4  |  Page 5  |  Page 6  |  Page 7  |  Page 8  |  Page 9  |  Page 10  |  Page 11  |  Page 12  |  Page 13  |  Page 14  |  Page 15  |  Page 16  |  Page 17  |  Page 18  |  Page 19  |  Page 20  |  Page 21  |  Page 22  |  Page 23  |  Page 24  |  Page 25  |  Page 26  |  Page 27  |  Page 28  |  Page 29  |  Page 30  |  Page 31  |  Page 32  |  Page 33  |  Page 34  |  Page 35  |  Page 36  |  Page 37  |  Page 38  |  Page 39  |  Page 40  |  Page 41  |  Page 42  |  Page 43  |  Page 44  |  Page 45  |  Page 46  |  Page 47  |  Page 48  |  Page 49  |  Page 50  |  Page 51  |  Page 52  |  Page 53  |  Page 54  |  Page 55  |  Page 56  |  Page 57  |  Page 58  |  Page 59  |  Page 60  |  Page 61  |  Page 62  |  Page 63  |  Page 64  |  Page 65  |  Page 66  |  Page 67  |  Page 68  |  Page 69  |  Page 70  |  Page 71  |  Page 72  |  Page 73  |  Page 74  |  Page 75  |  Page 76  |  Page 77  |  Page 78  |  Page 79  |  Page 80  |  Page 81  |  Page 82  |  Page 83  |  Page 84  |  Page 85  |  Page 86  |  Page 87  |  Page 88  |  Page 89  |  Page 90  |  Page 91  |  Page 92  |  Page 93  |  Page 94  |  Page 95  |  Page 96  |  Page 97  |  Page 98  |  Page 99  |  Page 100  |  Page 101  |  Page 102  |  Page 103  |  Page 104  |  Page 105  |  Page 106  |  Page 107  |  Page 108  |  Page 109  |  Page 110  |  Page 111  |  Page 112  |  Page 113  |  Page 114  |  Page 115  |  Page 116  |  Page 117  |  Page 118  |  Page 119  |  Page 120  |  Page 121  |  Page 122  |  Page 123  |  Page 124  |  Page 125  |  Page 126  |  Page 127  |  Page 128  |  Page 129  |  Page 130  |  Page 131  |  Page 132  |  Page 133  |  Page 134  |  Page 135  |  Page 136  |  Page 137  |  Page 138  |  Page 139  |  Page 140  |  Page 141  |  Page 142  |  Page 143  |  Page 144  |  Page 145  |  Page 146  |  Page 147  |  Page 148  |  Page 149  |  Page 150  |  Page 151  |  Page 152  |  Page 153  |  Page 154  |  Page 155  |  Page 156  |  Page 157  |  Page 158  |  Page 159  |  Page 160  |  Page 161  |  Page 162  |  Page 163  |  Page 164
Produced with Yudu - www.yudu.com