düzenlemelerin olması gerekiyor. Bu çok önemli… Ya böyle olması ya da idareden
daha bağımsız bir oluşumun gerçekleşmesi gerekiyor.
Yılmaz Ensaroğlu: Biraz da diyalogsuzluğun sonuçları üzerinde duralım
dilerseniz. İnsan hakları alanında çalışan sivil toplum örgütleriyle, yine bu alanda
çalışan bilim insanlarının; bunlarla kamu idaresinin arasında yeterli diyalogun
olmaması sizce ne gibi sorunlar doğuruyor? İlk çırpıda aklınıza gelen birkaç sorunu
öğrenebilir miyiz?
Levent Korkut: Bir kere sivil toplum örgütleri bir konuyu çalıştıkları zaman
aynı konunun idarede nasıl ele alındığını, orada ele alınıp alınmadığını, onların nasıl
bir tepki gösterdiklerini çoğu zaman bilmiyorlar. Oysa sivil toplum örgütü çalışırken,
eğer kamunun ne yaptığını, ne düşündüğünü, tepkilerini iyi bilirse, belki de birçok şeyi
farklı düşünecek ve daha farklı ele alacak. Aynı zamanda, biraz önce konuştuğumuz
gibi, sivil toplum örgütü kamu ile diyalog içinde olmadığı için, önüne bir vaka
geldiğinde bununla ilgili araştırmasını yeterince yapamıyor. Çünkü insan hakları öyle
bir konu ki, sivil toplum örgütünün çalışabilmesi için kamunun kapılarını açması,
belli şeyleri şeffaflaştırması lazım. Erişim sağlayabilirse, sivil toplum örgütü daha
rahat bilgi toplayacak ve gerçeğe ulaşması kolaylaşacak. Burada da diyalogsuzluğun
yarattığı bir problem var. Son olarak, sivil toplum açısından baktığımızda, sivil
35
toplum kamuya karşıdan bir bakışla hareket ediyor, yani karşı taraftan hareket ediyor.
Eğer idare sert davranıyorsa, -bu sadece Türkiye’de değil bütün dünyada böyledir-
SÖYLEŞİ
idarenin sertliğine göre sivil toplum örgütü pozisyonunu belirliyor. Bu da sivil toplum
örgütünün algılayışını değiştirebiliyor. Yani, bir insan hakları örgütü olmaktan çok bir
muhalif örgüt olma sınırına gelebiliyor.
Bu ortamın giderilmesi, “diyalog” ve “demokratikleşmeyle” mümkündür.
Diyalog dediğimiz şey, burada idareyle, kamu idaresiyle, sivil toplum arasındaki
diyalog. Demokratik olmayan bir yapıda “diyalog” olamaz. Sistem katılımcı
demokrasiyi kurduğu andan itibaren “diyalog” başlar. Klasik devlet anlayışında devlet
üstündür. Katılımcı olmayan demokrasilerde ise durum farklıdır. Diyalogun olabilmesi
için toplumsal çerçevede demokrasinin olması gerekir.
Örneğin Türkiye’de bilim insanları yeterince katkılarını sunamıyor. Bu
özellikle, kamu karar alırken, ne kadar bilim insanlarından yararlanıyor sorusunu
akla getiriyor. Acaba onların bulguları, onların bilgileri yasama süreçlerinde,
yönetmeliklerde, tüzüklerde yeterince kullanılıyor mu? Aynı şekilde, sivil toplum ne
kadar bilim insanlarından yararlanıyor, o da ayrı bir konu. Bu arada bilim insanlarını da
sorgulamak gerekiyor. Türkiye’de bilim insanları ne sivil toplumla yeterince çalışmaya
alışkınlar ne de pratik yasa üretimi süreçlerinde çalışmaya... Bazen çok teorik
kalıyorlar. İdarecinin ya da sivil toplum yöneticisinin derdini anlayamayabiliyorlar.
Bu da yine alışkanlığın olmamasından kaynaklanan bir sorun.
Kamu açısından baktığımızda da, kamu sivil toplumu anlamada güçlük çekiyor.
Sivil toplumun yaptığı faaliyeti doğrudan kendi iktidarına yönelik bir tehditmiş gibi
Page 1 |
Page 2 |
Page 3 |
Page 4 |
Page 5 |
Page 6 |
Page 7 |
Page 8 |
Page 9 |
Page 10 |
Page 11 |
Page 12 |
Page 13 |
Page 14 |
Page 15 |
Page 16 |
Page 17 |
Page 18 |
Page 19 |
Page 20 |
Page 21 |
Page 22 |
Page 23 |
Page 24 |
Page 25 |
Page 26 |
Page 27 |
Page 28 |
Page 29 |
Page 30 |
Page 31 |
Page 32 |
Page 33 |
Page 34 |
Page 35 |
Page 36 |
Page 37 |
Page 38 |
Page 39 |
Page 40 |
Page 41 |
Page 42 |
Page 43 |
Page 44 |
Page 45 |
Page 46 |
Page 47 |
Page 48 |
Page 49 |
Page 50 |
Page 51 |
Page 52 |
Page 53 |
Page 54 |
Page 55 |
Page 56 |
Page 57 |
Page 58 |
Page 59 |
Page 60 |
Page 61 |
Page 62 |
Page 63 |
Page 64 |
Page 65 |
Page 66 |
Page 67 |
Page 68 |
Page 69 |
Page 70 |
Page 71 |
Page 72 |
Page 73 |
Page 74 |
Page 75 |
Page 76 |
Page 77 |
Page 78 |
Page 79 |
Page 80 |
Page 81 |
Page 82 |
Page 83 |
Page 84 |
Page 85 |
Page 86 |
Page 87 |
Page 88 |
Page 89 |
Page 90 |
Page 91 |
Page 92 |
Page 93 |
Page 94 |
Page 95 |
Page 96 |
Page 97 |
Page 98 |
Page 99 |
Page 100 |
Page 101 |
Page 102 |
Page 103 |
Page 104 |
Page 105 |
Page 106 |
Page 107 |
Page 108 |
Page 109 |
Page 110 |
Page 111 |
Page 112 |
Page 113 |
Page 114 |
Page 115 |
Page 116 |
Page 117 |
Page 118 |
Page 119 |
Page 120 |
Page 121 |
Page 122 |
Page 123 |
Page 124 |
Page 125 |
Page 126 |
Page 127 |
Page 128 |
Page 129 |
Page 130 |
Page 131 |
Page 132 |
Page 133 |
Page 134 |
Page 135 |
Page 136 |
Page 137 |
Page 138 |
Page 139 |
Page 140 |
Page 141 |
Page 142 |
Page 143 |
Page 144 |
Page 145 |
Page 146 |
Page 147 |
Page 148 |
Page 149 |
Page 150 |
Page 151 |
Page 152 |
Page 153 |
Page 154 |
Page 155 |
Page 156 |
Page 157 |
Page 158 |
Page 159 |
Page 160 |
Page 161 |
Page 162 |
Page 163 |
Page 164