This page contains a Flash digital edition of a book.
diyaIog
MAYIS-HAZİRAN 2009
geçirmek gerekiyor. Bu anlamda da sizin derginiz, toplumun, siyasetçinin, sivil
toplum yöneticilerinin gelişmesine çok ciddi bir katkı yapabilir.
Hüsnü Öndül: Bir de güven sorunu var. Başbakanlık İnsan Hakları Danışma
Kurulu’nun dört yıldır neden toplanmadığı sorusunun yanıtının verilmesi gerekiyor.
İdarenin inisiyatifine bağlı bir yapı orası. Bundan dersler çıkarmak gerek.
Levent Korkut: Bence de bu soruya yanıt verilmesi gerekiyor. Danışma
Kurulu aslında idari bir yapı olmamakla birlikte, yine de o mekânda, kamu ve sivil
toplum bir araya gelebiliyordu. Ve eminim ki bu dört yıl boyunca toplanmış olsaydı,
çok önemli mesafeler alınırdı. Çünkü ne kadar çok bir araya gelinirse, diyalog kültürü
de o kadar gelişiyor.
Zafer Üskül: Çok sesliliğin meşruiyetini tartışılır hale getirmememiz lazım.
Bu çok önemli… Doğal karşılanması gerekir. Farklı fikirlerin bir arada bir kurumda
olabilmesi, birlikte iş yapabilme kültürünün yerleşebilmesi için yapı ve mekanizmalara
ihtiyaç var. Bunun yarattığı problemleri yaşıyoruz sanırım.
Levent Korkut: Hem mekanizmalara ihtiyaç var hem de o mekanizmaları
işletecek zihniyete ihtiyaç var. Mekanizmayı kuruyorsunuz, zihniyet ona uygun değilse
hiçbir anlamı olmuyor. Biz bu diyalogdan hareketle işbirliği üzerine gitmeliyiz. Şimdi,
34
demokratik ülkelerde sivil toplum örgütleri kamu kaynaklarını kullanabiliyor ancak
bunun kuralları oluşturulmuş durumda. Kamu kaynağı sivil topluma nasıl verilir? Bunun
güvenliği, tarafsızlığı ve şeffaflığı nasıl sağlanır? Tüm bunların kuralları belirlenmiş.
SÖYLEŞİ
İşte Avrupa Birliği aslında bir kamu kaynağı ve bu kaynağı sivil topluma aktarırken bir
yöntem izliyor. Bunu ulusal düzeyde de yapmak mümkün. Burada da büyük eksiklikler
var. Yani sivil toplum-kamu ilişkileri derken çok boyutlu düşünmek gerekiyor.
Zafer Üskül: Elbette kamu kaynaklarından bütün gelişmiş ülkelerde STK’lar
yararlanıyor. Ama ne yazık ki, bizim ülkemizde kamu kaynağından yararlanan kurumlar
vatan haini ilan edilebiliyor. Yani bizim zihniyet dünyamızda çok büyük sorunlar var.
Bu dernekler, vakıflar listeleniyor, arşivleniyor ve onlara karşı gizli saklı politikalar
geliştirilmeye çalışılıyor. Bu zihniyetin tamamen değişmesi gerek. İnsan haklarını
savunma hakkını savunmak durumundayız.
Hüsnü Öndül: 2008 yılında İHOP bileşenleri ortak bir karar aldılar ve Paris
Prensiplerine uygun Ulusal İnsan Hakları Kurumu ile ilgili görüşlerini belirlemek için
kendi içlerinde toplantılar düzenlediler. İHD 29 şubesiyle üç bölge toplantısı yaptı
ve şubelerin yönetici organlarının ve üyelerinin görüşlerini tartıştı. Bu görüşler kendi
içinde merkezi toplantıda bir kez daha tartışılarak İHOP’a getirildi. Mazlum-Der,
Helsinki Yurttaşları Derneği ve UAÖ de aynı çalışmayı yaptı. Daha sonra, Başbakanlık
İnsan Hakları Başkanlığının düzenlediği bir toplantıya çağrıldık ve konuyla ilgili bizlere
görüş sordular. Yani biz bu tür çalışmaların olduğunun farkındayız ama İnsan Hakları
Başkanlığı ve İnsan Hakları Danışma Kurulu pratiği bize şunu gösterdi: Eğer Danışma
Kurulunun oluşumuna dair düzenlemeler idareye emredici sorumluluklar yüklemiş
olsaydı, 4 yıl içinde bu toplantılar yapılırdı. Demek ki, idare açısından emredici
Page 1  |  Page 2  |  Page 3  |  Page 4  |  Page 5  |  Page 6  |  Page 7  |  Page 8  |  Page 9  |  Page 10  |  Page 11  |  Page 12  |  Page 13  |  Page 14  |  Page 15  |  Page 16  |  Page 17  |  Page 18  |  Page 19  |  Page 20  |  Page 21  |  Page 22  |  Page 23  |  Page 24  |  Page 25  |  Page 26  |  Page 27  |  Page 28  |  Page 29  |  Page 30  |  Page 31  |  Page 32  |  Page 33  |  Page 34  |  Page 35  |  Page 36  |  Page 37  |  Page 38  |  Page 39  |  Page 40  |  Page 41  |  Page 42  |  Page 43  |  Page 44  |  Page 45  |  Page 46  |  Page 47  |  Page 48  |  Page 49  |  Page 50  |  Page 51  |  Page 52  |  Page 53  |  Page 54  |  Page 55  |  Page 56  |  Page 57  |  Page 58  |  Page 59  |  Page 60  |  Page 61  |  Page 62  |  Page 63  |  Page 64  |  Page 65  |  Page 66  |  Page 67  |  Page 68  |  Page 69  |  Page 70  |  Page 71  |  Page 72  |  Page 73  |  Page 74  |  Page 75  |  Page 76  |  Page 77  |  Page 78  |  Page 79  |  Page 80  |  Page 81  |  Page 82  |  Page 83  |  Page 84  |  Page 85  |  Page 86  |  Page 87  |  Page 88  |  Page 89  |  Page 90  |  Page 91  |  Page 92  |  Page 93  |  Page 94  |  Page 95  |  Page 96  |  Page 97  |  Page 98  |  Page 99  |  Page 100  |  Page 101  |  Page 102  |  Page 103  |  Page 104  |  Page 105  |  Page 106  |  Page 107  |  Page 108  |  Page 109  |  Page 110  |  Page 111  |  Page 112  |  Page 113  |  Page 114  |  Page 115  |  Page 116  |  Page 117  |  Page 118  |  Page 119  |  Page 120  |  Page 121  |  Page 122  |  Page 123  |  Page 124  |  Page 125  |  Page 126  |  Page 127  |  Page 128  |  Page 129  |  Page 130  |  Page 131  |  Page 132  |  Page 133  |  Page 134  |  Page 135  |  Page 136  |  Page 137  |  Page 138  |  Page 139  |  Page 140  |  Page 141  |  Page 142  |  Page 143  |  Page 144  |  Page 145  |  Page 146  |  Page 147  |  Page 148  |  Page 149  |  Page 150  |  Page 151  |  Page 152  |  Page 153  |  Page 154  |  Page 155  |  Page 156  |  Page 157  |  Page 158  |  Page 159  |  Page 160  |  Page 161  |  Page 162  |  Page 163  |  Page 164
Produced with Yudu - www.yudu.com