diyaIog
MAYIS-HAZİRAN 2009
Çünkü diyalogda karşılıklı öğrenme de gerçekleşir. Sivil toplum örgütlerine yöneltilen
bazı eleştirilerin nedeni de aslında diyalogun olmaması. İletişimsizlik ortamında
yanlış bilginin ortaya çıkması daha büyük bir olasılık… Ben şöyle görüyorum: Birincisi,
genel olarak kamuyla sivil toplum arasındaki perdenin kaldırılması ve geçişken bir
yapının oluşturulması, burada kamunun bizim tarihsel geleneğimizde var olan yönetici
konumundan kurtulması gerekiyor. Yani birlikte çalışan ve üreten konuma geçmesi
gerek. Bunun için her iki tarafta da engeller var. Kamuda “Ne gerekirse biz yaparız, yani
Komünist Partiyi de biz kurarız, eşcinsel hareketleri de biz yaratırız, yani yapılacak ne
varsa, biz yaparız” mantığı var. Sivil toplumda da kamuya karşı bir kuşku var. “Acaba
onlarla işbirliği yaparsak, bizim sivilliğimiz uçar kaybolur mu?” Dolayısıyla her iki
taraf açısından da güven ortamının sağlanması gerekiyor. Bu genel diyalog. Bunun
ötesinde daha özelleşmiş bir diyalog alanı, her alanda teknik çalışma becerisinin
geliştirilmesidir. İnsan hakları alanına özel olarak baktığımızda, kamu, sivil toplumun
elinde olan bilgiyi paylaşabiliyor. Mesela Uluslararası Af Örgütü Hollanda Şubesi ve
Emniyet Genel Müdürlüğü, polisin uyguladığı şiddetle ilgili beraber proje yapabiliyor
ve bunu geliştirebiliyor. Taraflar bu konuda güven anlayışı içindeler. Bu düzeyde bir
işbirliği Türkiye’de henüz yok. Bu daha nitelikli bir diyalog, yani artık işbirliğine doğru
32
evrilen bir diyalog.
Zafer Üskül: Aslında iyi kullanılabilse, öyle bir diyalogun başlayabileceği
bir mekanizma var: İlçe ve il insan hakları kurulları. Orada hem idare var –genellikle
SÖYLEŞİ
vali değil ama vali adına vali yardımcısı- hem de sivil toplumun değişik kurumlarından
temsilciler. Dolayısıyla oraya yapılan insan hakları ihlalleriyle ilgili başvuruların
değerlendirilebileceği bir ortam var ama iyi kullanılabilirse tabii... Çok iyi kullanıldığını
zannetmiyorum.
Levent Korkut: Kullanılmıyor; çünkü il ve ilçe kurullarında birtakım sorunlar
var. Birincisi, -belki ilçe düzeyinde bunu sağlamak oldukça zor, onu düşünmek gerekir-
çok sayıda ilçe var ve açıkça söylemek gerekirse Türkiye’de sivil toplumun ilçelere kadar
nüfuz etmiş bir yapısı yok. Sivil toplumun da böyle bir sorun var. Ayrıca, idare adına
buraya katılacakların bu çalışmaya hazırlanması ve yetiştirilmesi açısından da sorunlar
var. İkincisi bu kurulların hiçbir mali kaynakları yok. Yani ayrılmış bir bütçeleri, ufak da
olsa kullanabilecekleri kaynakları bulunmuyor. Ama bence en önemlisi anlayış itibariyle
hazır değiller. Bu kurulların yetiştirilmesi ve hazırlanması gerekiyor.
Zafer Üskül: Çok büyük sıkıntılar olduğunu biliyorum. Söylememin nedeni bu
kurumlar orada sivil toplumla bir araya gelebiliyor. Acaba bunu nasıl destekleyebiliriz,
nasıl işler hale getirebiliriz, nasıl daha etkili hale getirebiliriz? Bunun üzerinde
düşünmekte yarar var.
Levent Korkut: Onları yönlendirebilecek daha ulusal düzeyde oluşumlar
olursa, mesela İnsan Hakları Ulusal Kurumu oluşturulur, bütçeli ve kadrolu olursa, o
kurum, il ve ilçe kurullarını da yönlendirebilir, onlara öncülük yapabilir.
Zafer Üskül: Bu konuda bir çalışma var. Hem onların bütçesinin sağlanması
Page 1 |
Page 2 |
Page 3 |
Page 4 |
Page 5 |
Page 6 |
Page 7 |
Page 8 |
Page 9 |
Page 10 |
Page 11 |
Page 12 |
Page 13 |
Page 14 |
Page 15 |
Page 16 |
Page 17 |
Page 18 |
Page 19 |
Page 20 |
Page 21 |
Page 22 |
Page 23 |
Page 24 |
Page 25 |
Page 26 |
Page 27 |
Page 28 |
Page 29 |
Page 30 |
Page 31 |
Page 32 |
Page 33 |
Page 34 |
Page 35 |
Page 36 |
Page 37 |
Page 38 |
Page 39 |
Page 40 |
Page 41 |
Page 42 |
Page 43 |
Page 44 |
Page 45 |
Page 46 |
Page 47 |
Page 48 |
Page 49 |
Page 50 |
Page 51 |
Page 52 |
Page 53 |
Page 54 |
Page 55 |
Page 56 |
Page 57 |
Page 58 |
Page 59 |
Page 60 |
Page 61 |
Page 62 |
Page 63 |
Page 64 |
Page 65 |
Page 66 |
Page 67 |
Page 68 |
Page 69 |
Page 70 |
Page 71 |
Page 72 |
Page 73 |
Page 74 |
Page 75 |
Page 76 |
Page 77 |
Page 78 |
Page 79 |
Page 80 |
Page 81 |
Page 82 |
Page 83 |
Page 84 |
Page 85 |
Page 86 |
Page 87 |
Page 88 |
Page 89 |
Page 90 |
Page 91 |
Page 92 |
Page 93 |
Page 94 |
Page 95 |
Page 96 |
Page 97 |
Page 98 |
Page 99 |
Page 100 |
Page 101 |
Page 102 |
Page 103 |
Page 104 |
Page 105 |
Page 106 |
Page 107 |
Page 108 |
Page 109 |
Page 110 |
Page 111 |
Page 112 |
Page 113 |
Page 114 |
Page 115 |
Page 116 |
Page 117 |
Page 118 |
Page 119 |
Page 120 |
Page 121 |
Page 122 |
Page 123 |
Page 124 |
Page 125 |
Page 126 |
Page 127 |
Page 128 |
Page 129 |
Page 130 |
Page 131 |
Page 132 |
Page 133 |
Page 134 |
Page 135 |
Page 136 |
Page 137 |
Page 138 |
Page 139 |
Page 140 |
Page 141 |
Page 142 |
Page 143 |
Page 144 |
Page 145 |
Page 146 |
Page 147 |
Page 148 |
Page 149 |
Page 150 |
Page 151 |
Page 152 |
Page 153 |
Page 154 |
Page 155 |
Page 156 |
Page 157 |
Page 158 |
Page 159 |
Page 160 |
Page 161 |
Page 162 |
Page 163 |
Page 164