bir saygı duyup ve hatta bu tüm kişi, kuruluş ve kurumların,
farklılıkları bir zenginlik olarak yaptıkları işin ana eksenine insan
görüp yan yana yürüyebilmek, haklarını oturtmasını ve insan hakları
insan hakları örgütleri açısından konusunda konuşulabilir, tartışılabilir
oldukça verimli bir diyalog uzlaşılabilir olmasını anlıyorum.
imkânı sunacaktır. Nerede ve kim tarafından uygulanmış
Öncelikle böyle bir derginin olursa olsun, tüm haksızlıkların
çıkabilmesi çok önemli. Emeği deşifre edileceği bir dergi olması
geçen herkesi kutlarım. Bu önemli bir boşluğu dolduracaktır.
dergide ezber bozan, esinleyici
ve motive edici bir ruhun ortaya
çıkacağını umut ediyorum.
Bunun yapılabilmesi için de,
Orhan Kemal Cengiz
insan hakları savunucularının,
(İnsan Hakları Gündemi
bir “mahalle baskısıyla” karşı
Derneği):
karşıya kalmadan, özgürce
Dilerseniz ilk önce diyalogdan
görüşlerini ifade edebilmesi
ne anladığımı belirteyim. Bence
gerekir. Böyle bir atmosferin
diyalog öncelikle karşıdakine
yaratılabilmesi için de, insan
“açık” olma halidir. Yani
hakları savunucularının “birey
karşımızdakinin ifade ettiği
olarak” muhatap alınması
düşünceyi, görüşü olduğu
gerekir. Herkesin kendi adına ve 25
gibi anlayabilmek ve oradan
özgürce konuştuğu bir platform
hareketle, icabında birlikte
Özlem Altıparmak
oluşturulabilirse, düşünce
hareket edebilmenin zeminini
(Uluslararası Af Örgütü
ve ifade özgürlüğünün aynı
yaratabilmektir. Diyalog mutlaka
Türkiye Şubesi):
zamanda bir miktar “saçmalama
bir konsensüs aramadan, ortak
“İnsan Hakları İçin Diyalog”
özgürlüğünü” de içerdiği kabul
paydaları görebilmek ve bu
kavramından insan hakları
edilir ve böyle bir ruh bu
ortak paydaları, kendi verili
konusunda faaliyet gösteren tüm
SİZCE DİYALOG
dergiye yansıtılabilirse, sanırım
güç ve etkilerini arttırmak
kişi ve grupların, sivil toplum
hepimizin “titreyip kendimize
için kullanabilmektir. İnsan
kuruluşlarının, akademisyenlerin
geleceği” bir momentum
hakları için diyalogdan da tam
birbirlerini karşılıklı olarak dinleyerek
yaratılabilir, yakalanabilir.
olarak bunu anlamaktayım.
ve bu şekilde yeni bilgi ve bakış
Türkiye’de, insan hakları
açısına sahip olarak gerçekleştirilen
örgütlerinin diyalogundan
karşılıklı bir öğrenme sürecini
bahsedilince, neredeyse
anlıyorum. Ve derginin bu alanda
tamamıyla ortaklaşmacı bir
çalışan tüm kişi ve gruplar arasındaki
yere ulaşmak, tamamıyla bir
iletişimi, dayanışmayı arttırmasını,
konsensüse ve ortak ajandaya
insan hakları hareketini oluşturan
ulaşmak anlaşılabiliyor. Hâlbuki
tüm aktörlerin birlikte çalışabilme
bu ne mümkün ve ne de gerekli.
kapasitesini güçlendirmesini ve karar
Bunun yerine, insan haklarını
alma süreçlerinde tüm aktörlerin söz
savunmak büyük ortak paydasını
sahibi olması konusunda yapıcı bir
bir asgari müşterek olarak
işlev üstlenmesini bekliyorum.
kabul edip, diğer örgütlerin
meseleleri bizden çok farklı
görebileceklerini, hatta bu geniş
Nebahat Akkoç (KAMER):
alan içerisindeki öncelik ve
Öncelikle, “kadın hakları”nın
hassasiyetlerinin oldukça farklı
insan hakkı olduğunun kabul
şekillerde tezahür edebileceğini
edilmesini ve içselleştirilmesini
kavrayıp, bu “duruma” samimi
anlıyorum. Sonra resmi, sivil
Page 1 |
Page 2 |
Page 3 |
Page 4 |
Page 5 |
Page 6 |
Page 7 |
Page 8 |
Page 9 |
Page 10 |
Page 11 |
Page 12 |
Page 13 |
Page 14 |
Page 15 |
Page 16 |
Page 17 |
Page 18 |
Page 19 |
Page 20 |
Page 21 |
Page 22 |
Page 23 |
Page 24 |
Page 25 |
Page 26 |
Page 27 |
Page 28 |
Page 29 |
Page 30 |
Page 31 |
Page 32 |
Page 33 |
Page 34 |
Page 35 |
Page 36 |
Page 37 |
Page 38 |
Page 39 |
Page 40 |
Page 41 |
Page 42 |
Page 43 |
Page 44 |
Page 45 |
Page 46 |
Page 47 |
Page 48 |
Page 49 |
Page 50 |
Page 51 |
Page 52 |
Page 53 |
Page 54 |
Page 55 |
Page 56 |
Page 57 |
Page 58 |
Page 59 |
Page 60 |
Page 61 |
Page 62 |
Page 63 |
Page 64 |
Page 65 |
Page 66 |
Page 67 |
Page 68 |
Page 69 |
Page 70 |
Page 71 |
Page 72 |
Page 73 |
Page 74 |
Page 75 |
Page 76 |
Page 77 |
Page 78 |
Page 79 |
Page 80 |
Page 81 |
Page 82 |
Page 83 |
Page 84 |
Page 85 |
Page 86 |
Page 87 |
Page 88 |
Page 89 |
Page 90 |
Page 91 |
Page 92 |
Page 93 |
Page 94 |
Page 95 |
Page 96 |
Page 97 |
Page 98 |
Page 99 |
Page 100 |
Page 101 |
Page 102 |
Page 103 |
Page 104 |
Page 105 |
Page 106 |
Page 107 |
Page 108 |
Page 109 |
Page 110 |
Page 111 |
Page 112 |
Page 113 |
Page 114 |
Page 115 |
Page 116 |
Page 117 |
Page 118 |
Page 119 |
Page 120 |
Page 121 |
Page 122 |
Page 123 |
Page 124 |
Page 125 |
Page 126 |
Page 127 |
Page 128 |
Page 129 |
Page 130 |
Page 131 |
Page 132 |
Page 133 |
Page 134 |
Page 135 |
Page 136 |
Page 137 |
Page 138 |
Page 139 |
Page 140 |
Page 141 |
Page 142 |
Page 143 |
Page 144 |
Page 145 |
Page 146 |
Page 147 |
Page 148 |
Page 149 |
Page 150 |
Page 151 |
Page 152 |
Page 153 |
Page 154 |
Page 155 |
Page 156 |
Page 157 |
Page 158 |
Page 159 |
Page 160 |
Page 161 |
Page 162 |
Page 163 |
Page 164